KARAKOÇ
Avukatlık Ofisi

İflas Masasına Alacak Kaydı Nasıl Yapılır?

İcra ve İflas Hukuku •

Bir borçlu hakkında iflas kararı verilmesiyle birlikte, artık alacaklıların borçluya karşı bireysel şekilde takip yaparak alacaklarını tahsil etmeleri kural olarak mümkün olmaz. Bu aşamadan sonra borçlunun malvarlığı iflas masası adı verilen toplu tasfiye yapısı içinde değerlendirilir ve alacaklıların alacaklarını bu masaya bildirmeleri gerekir. Uygulamada bu işlem, iflas masasına alacak kaydı veya masaya alacak yazdırma olarak adlandırılır.

İflas masasına alacak kaydı, basit bir dilekçe verme işleminden ibaret değildir. Alacağın kaynağının, miktarının, dayanak belgelerinin, varsa faiz ve ferilerinin doğru şekilde gösterilmesi gerekir. Alacak kalemi para alacağı dışında bir edime dayanıyorsa, örneğin taşınmaz satış vaadi, tapu devri, aynen ifa veya teslim borcu söz konusuysa, başvurunun buna göre özel olarak hazırlanması gerekir.

Bu nedenle iflas masasına alacak kaydı yapılırken sürecin teknik yapısı, süreler, başvuru mercii, harç ve masraf yükümlülükleri ile alacağın hukuki niteliği dikkatle değerlendirilmelidir.

İflas Masasına Alacak Kaydı Nedir?

İflas masasına alacak kaydı; iflas eden borçludan alacaklı olan kişinin, alacağını iflas tasfiyesini yürüten icra-iflas organlarına bildirmesi ve bu alacağın iflas masasına kaydedilmesini talep etmesidir.

İflas kararından sonra borçlunun malvarlığı tasfiye edilir ve elde edilen para, alacaklılara kanundaki sıra ve oranlara göre dağıtılır. Alacaklının bu dağıtıma katılabilmesi için kural olarak alacağını iflas masasına kaydettirmesi gerekir.

Adi tasfiyede alacaklılara ve istihkak iddiasında bulunanlara, alacaklarını ve istihkaklarını ilandan itibaren bir ay içinde kaydettirmeleri ve delillerini sunmaları bildirilir. İİK m. 219’da alacaklıların alacaklarını ve istihkak iddialarını ilandan itibaren bir ay içinde bildirmeleri gerektiği düzenlenmiştir.  

Basit tasfiye halinde ise iflas dairesi, alacaklılara alacaklarını bildirmeleri için yirmi günden az ve iki aydan fazla olmamak üzere bir süre verir. Bu nedenle başvuru yapılmadan önce iflas tasfiyesinin adi tasfiye mi yoksa basit tasfiye mi olarak yürütüldüğü mutlaka kontrol edilmelidir.  

Başvuru Nereye Yapılır?

İflas masasına alacak kaydı, iflas tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü iflas dairesine veya süreçte görevli ise iflas idaresine hitaben yapılır. Uygulamada başvuru, iflas dosyasının bulunduğu icra-iflas müdürlüğü nezdindeki iflas dosyasına sunulur.

Başvuru dilekçesinde yalnızca “alacağım vardır” denilmesi yeterli değildir. Alacağın kaynağı, tutarı, hukuki sebebi, dayanak belgeleri ve istenen kayıt şekli açıkça yazılmalıdır.

Başvuru sırasında ayrıca gerekli iflas başvurma harcı ve masraf avansı da yatırılmalıdır. Masraf avansı özellikle iflas idaresi veya iflas dairesi tarafından yapılacak tebligatlar, bildirimler ve diğer işlemler bakımından önemlidir. Alacaklı, yaptığı başvuruda iflas idaresi, iflas masası ve iflas dairesi tarafından alınacak tüm kararların, özellikle alacak kayıt talebine ilişkin kabul, ret veya kısmen kabul kararlarının kendisine tebliğ edilmesini açıkça talep etmelidir.

Alacağın Kaynağı Mutlaka Gösterilmelidir

İflas masasına alacak kaydı yapılırken en önemli hususlardan biri, alacağın kaynağının açıkça ortaya konulmasıdır. Alacağın hangi sözleşmeden, hangi faturadan, hangi mahkeme kararından, hangi icra takibinden, hangi senetten veya hangi hukuki ilişkiden doğduğu somut biçimde açıklanmalıdır.

Örneğin alacak;

bir satış sözleşmesinden,

ödünç sözleşmesinden,

hizmet veya eser sözleşmesinden,

kira ilişkisinden,

mahkeme kararından,

icra takibinden,

bono, çek veya senetten,

taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden,

yüklenici sözleşmesinden,

veya başka bir hukuki ilişkiden kaynaklanabilir.

Alacağın dayanağı olan belgeler dilekçeye eklenmelidir. Bu belgeler; sözleşme, fatura, cari hesap ekstresi, ihtarname, icra dosyası, mahkeme kararı, tapu kaydı, noter sözleşmesi, ödeme dekontu, teslim tutanağı, yazışmalar veya sair deliller olabilir.

Alacak kaydı talebi, sonradan açılabilecek kayıt kabul davasının da temelini oluşturacağından, dilekçede alacağın kaynağı eksik veya hatalı gösterilmemelidir.

Para Alacağı Dışındaki Talepler Nasıl Yazılmalıdır?

İflas masasına alacak kaydı her zaman doğrudan para alacağına dayanmayabilir. Bazı durumlarda alacaklının talebi para değil, belirli bir edimin aynen yerine getirilmesidir.

Örneğin alacaklı, iflas eden borçlu ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapmış olabilir. Bu durumda alacaklının asıl talebi yalnızca para değildir; öncelikle taşınmazın devrinin sağlanması, yani aynen ifa talep edilir.

Bu tür hallerde dilekçe daha dikkatli hazırlanmalıdır. Başvuruda öncelikle aynen ifa talep edilmeli; yani taşınmazın devri, teslimi veya sözleşmedeki edimin yerine getirilmesi istenmelidir. Ancak iflas idaresi veya iflas masası tarafından aynen ifa talebi kabul edilmezse, bu kez alacaklının bildirdiği rayiç bedelin masaya alacak olarak kaydı talep edilmelidir.

Örneğin taşınmaz satış vaadine dayalı bir başvuruda şu şekilde bir talep kurulabilir:

“Öncelikle taşınmaz satış vaadi sözleşmesi uyarınca aynen ifaya, bu kapsamda sözleşmeye konu taşınmazın tarafıma devrine; aynen ifa talebimin iflas idaresi tarafından kabul edilmemesi halinde, taşınmazın güncel rayiç bedeli olan … TL’nin iflas masasına alacak olarak kaydına karar verilmesini talep ederim.”

Bu şekilde talep kurulması önemlidir. Çünkü alacaklı sadece para alacağı yazdırırsa, aynen ifa talebinden vazgeçmiş gibi bir sonuç doğabilir. Buna karşılık sadece aynen ifa talep edilir ve rayiç bedel yazılmazsa, iflas idaresinin aynen ifayı kabul etmemesi halinde masaya kaydedilecek parasal değer konusunda sorun yaşanabilir.

Bu nedenle para dışı edimlerde başvuru mutlaka kademeli talep şeklinde hazırlanmalıdır.

Faiz ve Feriler Ayrıca Talep Edilmelidir

İflas masasına alacak kaydı yapılırken yalnızca ana para yazılmamalıdır. Alacağın niteliğine göre faiz, işlemiş faiz, temerrüt faizi, takip masrafları, vekâlet ücreti, yargılama giderleri ve diğer feriler de ayrıca gösterilmelidir.

İflasın açılmasıyla birlikte iflas masasına giren alacaklarda faiz işlemeye devam eder. Ancak rehinle temin edilmemiş alacaklarda ticari olmayan işlerdeki faiz oranı uygulanır ve bu faizler, ana paralar ödendikten sonra bakiye kalması halinde dikkate alınır. İİK m. 196’da bu esas açıkça düzenlenmiştir.  

Bu nedenle dilekçede şu husus özellikle belirtilmelidir:

“Alacağın iflas tarihine kadar işlemiş faizleri ile iflas tarihinden sonra masaya kayıt tarihinden itibaren işleyecek faizlerinin ve sair ferilerinin de iflas masasına kaydını talep ederim.”

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, faizlerin iflas tasfiyesinde her zaman ana para gibi ödenmeyebileceğidir. Kanun gereği faiz alacakları, ana paraların ödenmesinden sonra bakiye kalması halinde dikkate alınır. Ancak bu durum, faizlerin hiç talep edilmemesi gerektiği anlamına gelmez. Alacaklı, hak kaybına uğramamak için faiz ve ferilerini başvuru dilekçesinde ayrıca göstermelidir.

Masadan Verilecek Kararların Tebliği Talep Edilmelidir

Alacak kaydı başvurusunda çoğu zaman gözden kaçan ancak son derece önemli olan hususlardan biri, iflas idaresi, iflas masası ve iflas dairesi tarafından alınacak kararların alacaklıya tebliğinin açıkça talep edilmesidir.

Çünkü alacak kayıt talebi tamamen veya kısmen reddedilebilir. Böyle bir durumda alacaklı, sıra cetveline itiraz veya kayıt kabul davası açmak zorunda kalabilir. Kayıt kabul davası bakımından süreler önemlidir. İİK m. 235 uyarınca sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesinde dava açmaları gerekir.  

Bu nedenle dilekçede şu tarz bir talebe mutlaka yer verilmelidir:

“İflas idaresi, iflas masası ve iflas dairesi tarafından alacak kayıt talebime ilişkin olarak alınacak kabul, ret, kısmen kabul, sıra cetveli ve sair tüm kararların tarafıma ayrıca tebliğini talep ederim.”

Bu ifade, alacaklının süreci takip etmesini kolaylaştırır ve olası hak kayıplarını önlemeye yardımcı olur.

Alacak Kaydı Reddedilirse Ne Yapılır?

İflas idaresi, alacaklının bildirdiği alacağı tamamen kabul edebilir, kısmen kabul edebilir veya tamamen reddedebilir. Alacak tamamen veya kısmen reddedilirse, alacaklının başvurabileceği yol kayıt kabul davası olarak bilinen sıra cetveline itiraz davasıdır.

Bu dava, iflas masasına bildirilen ancak kabul edilmeyen alacağın masaya kaydı için açılır. Kayıt kabul davasında mahkeme, alacağın var olup olmadığını ve iflas masasına kaydedilip kaydedilmeyeceğini değerlendirir. Bu davada amaç doğrudan tahsil kararı almak değil, alacağın iflas masasına kaydını sağlamaktır. Nitekim uygulamada kayıt kabul davalarında tahsile değil, alacağın masaya kaydına karar verilir; ödeme ise tasfiye sonunda sıra cetveline göre yapılır.  

Bu nedenle alacak kaydı dilekçesinin baştan güçlü hazırlanması, ileride açılabilecek kayıt kabul davası bakımından da büyük önem taşır.

Başvuru Dilekçesinde Neler Bulunmalıdır?

İflas masasına alacak kaydı dilekçesinde temel olarak şu bilgiler yer almalıdır:

İflas dosyasının numarası,

iflas eden borçlunun unvanı veya adı,

alacaklının adı, soyadı veya unvanı,

alacağın kaynağı,

alacağın ana para tutarı,

işlemiş faiz ve feriler,

alacak para dışı bir edime dayanıyorsa öncelikle aynen ifa talebi,

aynen ifa kabul edilmezse rayiç bedelin masaya kaydı talebi,

dayanak belgeler,

masadan alınacak kararların tebliği talebi,

harç ve masraf avansının yatırıldığına ilişkin açıklama.

Alacağın kaynağının açık gösterilmesi, delillerin eksiksiz eklenmesi ve talep sonucunun doğru kurulması, başvurunun kabul edilmesi bakımından kritik önemdedir.

Neden Uzman Desteği Alınmalıdır?

İflas masasına alacak kaydı, özellikle yüksek tutarlı alacaklar, taşınmaz satış vaadi, aynen ifa talepleri, cari hesap ilişkileri, ticari alacaklar veya mahkeme/ icra dosyasına dayalı talepler bakımından teknik bir süreçtir.

Yanlış mercie başvuru yapılması, harç veya masraf avansının eksik yatırılması, alacağın kaynağının yeterince açıklanmaması, faiz ve ferilerin unutulması, aynen ifa yerine doğrudan para alacağı talep edilmesi veya masadan verilecek kararların tebliğinin istenmemesi ciddi hak kayıplarına yol açabilir.

Özellikle taşınmaz satış vaadi gibi para dışı alacaklarda, dilekçenin kademeli kurulması gerekir. Öncelikle aynen ifa, bu mümkün görülmezse taşınmazın rayiç bedelinin masaya kaydı talep edilmelidir. Ayrıca iflas tarihinden önceki ve sonraki faizler ile masaya kayıt sonrasındaki feriler de doğru şekilde belirtilmelidir.

Bu nedenle iflas masasına alacak kaydı yapılmadan önce, alacağın hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi ve başvurunun buna göre hazırlanması büyük önem taşır.

Sonuç

İflas masasına alacak kaydı, iflas eden borçludan alacaklı olan kişinin tasfiye sürecine katılabilmesi için zorunlu ve teknik bir işlemdir. Başvuru, iflas tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü iflas dairesine veya iflas idaresine yapılmalı; gerekli başvurma harcı ve masraf avansı yatırılmalıdır.

Dilekçede alacağın kaynağı açıkça gösterilmeli, dayanak belgeler sunulmalı, ana para ile birlikte faiz ve ferilerin de masaya kaydı talep edilmelidir. Alacak para dışı bir edime dayanıyorsa, örneğin taşınmaz satış vaadi söz konusuysa, öncelikle aynen ifa; bunun kabul edilmemesi halinde ise alacaklı tarafından bildirilen rayiç bedelin iflas masasına kaydı istenmelidir.

Ayrıca iflas idaresi, iflas masası ve iflas dairesi tarafından alınacak tüm kararların, özellikle alacak kayıt talebinin kabulü, reddi veya kısmen kabulüne ilişkin kararların alacaklıya tebliği açıkça talep edilmelidir.

İflas sürecinde yapılacak eksik veya hatalı bir başvuru, alacağın masaya kaydedilmemesine, kayıt kabul davası açma süresinin kaçırılmasına veya faiz ve feriler bakımından hak kaybına neden olabilir. Bu nedenle iflas masasına alacak kaydı sürecinin, icra ve iflas hukuku alanında deneyimli bir avukat desteğiyle yürütülmesi hak kaybının önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Bu Konuda Destek Almak İçin Bize Başvurabilirsiniz

İflas masasına alacak kaydı, sürelerin ve usuli işlemlerin doğru takip edilmesi gereken teknik bir süreçtir. Alacağın kaynağının hatalı gösterilmesi, faiz ve ferilerin eksik talep edilmesi, masraf avansının yatırılmaması, alacak kayıt talebine ilişkin kararların tebliğinin istenmemesi veya kayıt kabul davası süresinin kaçırılması ciddi hak kayıplarına yol açabilir.

Özellikle taşınmaz satış vaadi, tapu devri, aynen ifa, ticari alacak, cari hesap, senet, fatura, mahkeme kararı veya icra takibine dayalı alacaklarda başvurunun doğru hukuki zeminde hazırlanması büyük önem taşır.

İflas masasına alacak kaydı yapılması, alacak kayıt dilekçesinin hazırlanması, iflas idaresi nezdinde sürecin takibi, alacak kayıt talebinin reddi halinde kayıt kabul davası açılması ve iflas tasfiyesi sürecinde hak kaybı yaşanmaması için İstanbul/Üsküdar'da bulunan ofisimizde bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Yorumlar

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın!

captcha
Doğrulama kodu yanlış.
İletişim bilgileriniz gerekirse geri dönüş yapabilmek için alınır.